Üniversite öğrencisi iken devlet yurdundan ilk evime
çıkarken ki heyecanımı hiç unutamıyorum. Özellikle güzel bir 3+1 ev bulup hemen
ertesi gün şans eseri liseden 3 arkadaşımı da ayarlamam ve hep beraber evi
tutma hikayemiz hala daha sağda solda neşeli bir şekilde anlattığımız
hikayedir.

Herkes odalarını seçtikten sonra olay artık eve yerleşmeye,
eşya bulmaya gelmişti. Ben daha çok Bursa’da bulunan eşyalarımı nasıl getiririm
derdine düşmüşken, Mehmet ise hemen internetten alışverişe başlamıştı bile.
Önce kendisine güzel bir çift kişilik yatak almıştı. Hemen ardından ise çalışma
masası ve kitaplık aldı. Özellikle kitaplık seçiminde ben de onun yanındaydım
ve inanılmaz güzel bir tasarıma sahip olan kitaplığı aldı. Kitaplık merdiven
gibiydi. Basamak gibi yükselen rafları ve içinde küp küp bölmeleri ile çok şık
duruyordu. Kitaplık odasının en güzel köşesinde sanki bir sanat eseri gibi
duruyordu. Basamaklarına koyduğu minik çiçekler ve orta raflarda bulunan
kitaplar, dergiler inanılmaz yakışmıştı. Ben o sırada Bursa’daki eski
kitaplığımı almıştım. Ama önümüzdeki ay ben de yeni bir eve çıkacağım ve
tasarım olarak değişik ürünler almaya kararlıyım.

Hatta hırdavat takımı alıp, çivilerle, vidalarla oynayıp
matkap ustası olmaya kararlıyım. Zaten bu tarz işlere elim de yatkın. Ama
matkap daha önce hiç kullanmamıştım. Bakalım belki de matkap ustası olabilir.
Eğer becerebilirsem gelecekteki kendi yaptığım dağ evi hayalime bir adım daha
yaklaşmış olacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder