27 Ağustos 2013 Salı

Dostluk

Geçen yıldan beri iki kitabım bir arkadaşımda kalmıştı. Sonra zaman geçti ve ben bu kitapların o arkadaşımda kaldığını unuttum. Kitaplığımdan kitap eksilmesinden pek memnun olmayan biri olduğum için sosyal medyayı kullanarak arkadaşıma ulaştık. Kitabın birini hala okumadığını söyledi. Buluşalım kitaplarını vereyim dedi. Ama okumadığı kitabı almamın bir manası yoktu. Ben de buluşalım ama kitabı okumadan verme bana dedim.



Buluştuk. Neredeyse bir yıl boyunca hiç görüşmemiştik. Onu görmek bana çok iyi geldi. Güzel bir yere oturup rakı içmeye başladık. Rakı içerken onu izlemek çok keyifli. Yüzünü her buruşturduğunda ona sarılmak geldi içimden.

Rakımızı içerken çok da tatlı bir sohbete koyulduk. Beni onca zaman neden aramadığını sordum. Seni o sıralar üzülüyordun ve seni daha fazla üzmek istemedim dedi. Bu cevap beni pek tatmin etmese de üstünde fazla durmadım ve gecenin akışına kendimi kaptırdım.  Rakımızı içtikten sonra Galata'ya doğru yürüdük, oradan Karaköy'e, sonra da Kabataş sahiline kadar yürüdük. Kabataş sahilinde biraz durup dinlendik. Deniz kenarında oturduk. Yakamozu seyrettik. Her şey çok güzeldi. Tıpkı eskiden olduğu gibi.

Ama bir tarafım hala ona öylesine öfkeliydi ki, bir an onu öylece orada bırakıp gitmek istedim. Sonra geçti, tatlı tatlı vedalaşıp ayrıldık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder