Fenerbahçe denince akla halkın takımı gelir. Çünkü Yeşilçam filmlerinde kahramanlar genellikle Fenerbahçelidir. Örneğin Hababam Sınıfı izci olmak istiyoruz deyip yolda beden hocalarını atlatıp Fenerbahçe - Galatasaray maçına gitmiştir. Fenerbahçe'de o zamanlar tam zirve yıllarını yaşamakta, efsane isimleri barındırmakta idi. Şimdiye baktığımız zaman Ersun Yanal takımı ilk yarıda gayet güzel toplamış, oyuncuları sahiplenmiştir. Ancak ne olduysa 2. yarı takım yorgun gözükmeye başladı. Ve dün izlediğim futbol programında da Ersun Yanal'ın takımları genellikle yoğun antrenmanlar yaptırarak yorduğu istatistiği çıkarıldığı söylenmişti. Oran da bayağı yüksekti. Böyle olunca eğer sezon sonunda Fenerbahçe şampiyon olamazsa fatura Ersun Yanal'a kesilecek gibi duruyor.
Son şike davasından sonra Fenerbahçe'nin lig düşürülme taraftarı değilim. Çünkü ligde tadın kaçması anlamına gelir bence. Ben de en başta Türk Futbolunun gelişmesini isteyen biri olarak bunu hiç istemem. Rekabet kaliteyi doğurduğu için Fenerbahçe'nin düşmesi halinde Galatasaray da ligi hafife alıp daha az kaliteli maçlar çıkabilir. Veya hak etmeyen takımlar hak etmedikleri yerlerde yer alabilir. Ha mesela EuroLig 'e veya Şampiyonlar Ligi'ne giden ( bir ihtimal ) Anadolu takımları transferler için büyük bir fırsat yakalamış olur. Bakıldığı zaman Fenrbahçe'nin düşüşü ligde bir rahatlama yaratır gibi duruyor ama siyasi bir davanın yüzünden ligden düşürülmesini istemem. En başta oyuncuların hakkı yenir, sonra taraftarın. Takımını ülkesindeki en yüksek ligde, yüksek rekabet ortamında başarılı görmek ister. Bu hakkın böyle siyasi nedenlerden taraftarların elinden alınmasını doğru bulmuyorum. Gerekirse Fenerbahçe'yi desteklerim, sonuçta doğru olan bu.
Dipnot: 50. Yıl Özel Ödülleri sahiplerini buldu videomu önceki başlıktan izleyebilirsiniz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder